aNNeDeN YaZıLaR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aNNeDeN YaZıLaR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Haziran 2011 Cuma

Kötü Başlayan Gün.

Dün eşim şirket aramasıyla halk otobüsüne çarpmış. Moralim çok bozuldu..



Halk otobüsüne ortadan vurmuş. Otobüsün için de çok yolcu varmış ama neyse ki kimseye bir şey olmadan ucuz atlattık.. Eşim araçla hızlı gidiyor olsaydı, çıkabilecek felaketi bile düşünmek istemiyorum. Sadece şirket aracı kullanılamaz hale geldi. Kimseye bir şey olmaması bizim en büyük tesellimiz oldu.



Canım anneannem vefat etmesinin 40. günü. Kırkı okutulacak nasıl eve girerim bilmiyorum. Bekir Mert eve girince "büyük anneanne nerde diye" soruyor? Nasıl cevap vereceğimi şaşırıyorum. Daha önceden de yazmıştım anneannem yatalak hastasıydı son günleri hiç iyi değildi zaten 6 sene yatakta kaldı. Mekânı cennet olsun. AMİN.

27 Mart 2009 Cuma

Acemi Birliği

Erkek kardeşim acemi birliğini bitirdi. Bugün annem ve babamla birlikte İstanbul’a gelmek için yola çıktılar.
Usta birliği Çanakkale’ye düşmüş çok mutluyum.
İyi ki Türkiye’yi bekleyen Mehmetçik gibi askerlerimiz var. Yoksa bizler yataklarımızda nasıl rahat uyuya bilirdik ki.

Ne Mutlu Türküm Diyene….











19 Şubat 2009 Perşembe

Şemsiye Korkusu

Herkese merhaba..
Bekir mert bu aralar ne yapıyor dersiniz.
Tabiki de yaramazlık. Son sürat devam edem bir tempo içinde. Ben daha önce yazmamıştım benim küçük yaramaz kapıları açtığı için devamlı hareket halinde. Odadan ben çıkıyorum hoop Bekir mert arkamda beliriveriyor.
Ay! bu iş benim iyice canımı sıkmaya başladı diye bilirim. Şimdi bazılarınız "ne var ki gezsin evin içinde" diyor obilirsiniz.
Gerçi beni takip eden arkadaşlarım bilir. Soba kullanıyorum.
Bir odam sıcak olduğu için haliyle yaramazı odada tutmak çok zorlaştı. Dış kapım her zaman içerden kilitli artık. 3,5 senelik evliyim ilk defa kapımı kilitliyorum. Artık alışmam lazım demek ki. Genelde anahtarım her zaman kapının üstünde olurdu.
Kapıyı kilitlemeyi unutursam diye ona da bir çözüm bulduk şimdilik. Merdivenin başına şemsiyeyi açık bir şekilde bırakıyorum.
Aaa o nerden çıktı demeyin. Benim küçük yaramaz şemsiyeden çok korkuyor.
Geçen mahsus kapıyı acık bıraktım bakalım şemsiyeyi görünce ne yapacak diye. Tabi bende Bekir mert’in arkasında onu takip ediyorum.

Bir hevesle çıktı dışarı, oda ne şemsiyeyi görünce içeri girip kapıyı kapattı.
Anne: Ne oldu Bekir Mert
Bekir: (İşaret parmağıyla kapıyı göstererek) Oooy daa
Anne: Ne orda oğlum.
Bekir: (Usul usul tekrar kapıyı açıp. Kafasını dışarı uzatır.) Ooyy daa

O gün çok gülmüştüm oooy daa demesine..
Neyse biz gene de şemsiyeye çok fazla güvenmeyip kapıyı sıkı sıkı kapatıyoruz..

Şemsiye Korkusu

Herkese merhaba..
Bekir mert bu aralar ne yapıyor dersiniz.
Tabiki de yaramazlık. Son sürat devam edem bir tempo içinde. Ben daha önce yazmamıştım benim küçük yaramaz kapıları açtığı için devamlı hareket halinde. Odadan ben çıkıyorum hoop Bekir mert arkamda beliriveriyor.
Ay! bu iş benim iyice canımı sıkmaya başladı diye bilirim. Şimdi bazılarınız ne var ki gezsin evin içinde diye ola bilirsiniz.
Gerçi beni takip eden arkadaşlarım bilir. Soba kullanıyorum.
Bir odam sıcak olduğu için haliyle yaramazı odada tutmak çok zorlaştı. Dış kapım her zaman içerden kilitli artık. 3,5 senelik evliyim ilk defa kapımı kilitliyorum. Artık alışmam lazım demek ki. Genelde anahtarım her zaman kapının üstünde olurdu.
Kapıyı kilitlemeyi unutursam diye ona da bir çözüm bulduk şimdilik. Merdivenin başına şemsiyeyi açık bir şekilde bırakıyorum.
Aaa o nerden çıktı demeyin. Benim küçük yaramaz şemsiyeden çok korkuyor.
Geçen mahsus kapıyı acık bıraktım bakalım şemsiyeyi görünce ne yapacak diye. Tabi bende Bekir mert’in arkasında onu takip ediyorum.

Bir hevesle çıktı dışarı, oda ne şemsiyeyi görünce içeri girip kapıyı kapattı.
Anne: Ne oldu Bekir Mert
Bekir: (İşaret parmağıyla kapıyı göstererek) Oooy daa
Anne: Ne orda oğlum.
Bekir: (Usul usul tekrar kapıyı açıp. Kafasını dışarı uzatır.) Ooyy daa

O gün çok gülmüştüm oooy daa demesine..
Neyse biz gene de şemsiyeye çok fazla güvenmeyip kapıyı sıkı sıkı kapatıyoruz..

13 Şubat 2009 Cuma

I Love Your Blog ödülleri..


“Minik Yaprağın Günlüğü” İpek bizi ödüllendirdi. Hem çok şaşırdım, bir o kadar da sevindim. Bizi öyle mutlu ettiniz ki çok teşekkür ederiz..

Oyunun Kurallar:
1.Seni ödüllendiren blog yazarının linkini vermek,
2. Bu ödülü başka 7 blog sahibine linklerini vererek göndermek,
3. Seçilen blog yazarlarını durumdan haberdar etmek.

Listemiz.

1-“Denize ve Nehire Aşık “ Başak

2-“Nazlı Meleğim” İlknur

3-“Canım Kızım Melis” Selvi

4-“Evimizin Neşesi Mert” Figen

5-“Ertu’nun Günlüğü” Tuba

6-“Yusuf’un Alemi” Fatma

7-“<(^_^)> Biolog77 <(^_^)>” Reyhan

Şimdi sıra... Seçilen arkadaşlara durumu haber vermeye geldi..

28 Ocak 2009 Çarşamba

Sorun

Arkadaşlar yazımı hazırladım tam yayınlayacaktım oda ne resim yükleyemiyorum .
2 saat uğraştım Internet devamlı hata veriyor çok sinir oldum yaaa.

OOOFFFFFFFFF

27 Ocak 2009 Salı

Hey Sen! Biz geldik.

Merhaba arkadaşlar PC de olar bir problem yüzünden uzunca bir süre ayrı kaldık. Bilgisayar bozulmadan önce yazılarımı geri çekmiştik bazı nedenlerden dolayı. Fırsat buldukça başka bilgisayarlarda blogcu arkadaşlarımı takip ettim. Her ne kadar yorum yazmasam da..

Neyse ki bilgisayarıma, blogcuma kavuştuğum için çok mutluyum.

13 Kasım 2008 Perşembe

Evlilik yıl Dönümü

Lilypie Waiting to adopt Ticker

Dün evlilik yıldönümümdü. Zaman çok çabuk geçiyor..

10 Kasım 2008 Pazartesi

Hastane Ziyareti

Bugün hastaneye Başak’ı ziyarete gittim. Başak ve Nehir’in durumu çok iyi yalnız Nehir bebek erken geldiğinden küvezde biraz daha tutulacak gibi görünüyor.

Bugün ilk defa bebeğini emzirdiği için çok mutluydu. En yakın zamanda hastaneden bebeğini de alıp ailene dönersin inşallah.

Annesi de yanında refakatçi olarak durduğundan bu manayla hepsiyle tanışmış oldum.

Nehir bebeğin hastane şekerleri. Hatıra olarak sakladım bile. Kağıdın üstünde yazan notta: "İşte geldi Nehir’imiz. 4 kişilik oldu ailemiz. Mutluluğumuzu paylaştığınız için, çok çok teşekkür ederiz" yazıyordu. Bu mutluluğu sadece ben değil bütün blogcu ailesi olarak yaşadık.

Başak: sempatik, güler yüzlü, sevecen bir anne ona 2 meleğiyle uzun bir ömür diliyorum.

8 Kasım 2008 Cumartesi

DOĞUN GÜNÜ

Oğlumun doğun günü konusunu çok geciktirdim biliyorum ama ancak sinirlerim yatıştı. Aslında aile içinde küçük bir kutlama yapmayı düşünüyordum. Hiç bir şey istediğim gibi olmadı………
Pasta kesildi, ikramlar yapıldı, muhabbet, sohbet edildi. eeeeeeeeee
Hani “iyki doğdun Bekir Mert” denilmedi, resim çekilmedi. Böyle kutlamamı olur ya. ………………………………..

Neyse konuşulacak çok şey var aslında içimde kalsın yazamıyorum……….


4 Kasım 2007 oğlumun dünyaya gözlerini açtığı gün çabuk geçti zaman hiç anlamadım.
Doğum sancı odasında dakikalar sonra seni elime alacağım için sabırsızlıkla bekliyordum. Hemşire birazdan seni doğumhaneye alacağız diyince bende babanı aradım “hayatım şimdi doğuma giriyorum ben seni sonra ararım” dedim

O heyecanla telefonu da yanımda götürmüşüm J)))))))))

Doğum gerçekleşince telefonun yanımda olduğunu fark ettim. Hemşirelerden önce müjdeli haberi babana ben vermiştim. “Aşkım oğlumuz sağlıklı bir şekilde doğdu. Hiç özenme sana benzemiyor” demiştim.

Sanki bunlar bir yıl önce yaşanmamış gibi ………..

İYKİ DOĞDUN, İYKİ BİZİM OĞLUMUZSUN BABAN VE BEN SENİ ÇOK SEVİYORUZZZZ

CANIM OĞLUM BENİM..

Balık Tumaya Gittik Havamızı ..........

Merhaba arkadaşlar artık benim böyle gel gitlerime alışmışsınızdır. Açıkçası ayran gönüllüyümdür bir şeye başlarım biraz bunaldım mı ara verir yada bırakırım buda benim hiç sevmediğim bir huyumdur.

Neyse diyelim hemen konumuza dönelim.
Şu aralar havalarda güzel malum bizde eşimle bir değişiklik yapıp balığa çıkmaya karar verdik.
Eşimin işyerinden arkadaşı olan Yunus Emre ve nişanlısı Arzu da bizlerle balık tutmaya geldiler. Maalesef Bekir mert bize eşlik etmedi.

Sabah erkenden yola çıktık Üsküdar sahilinde arkadaşlarla buluşum güzel bir kahvaltı yaparak sohbet ettik.
Oradan da sahile geçim balık tutma macerasına başlamış olduk.

Tabi hayatında hiç balık tutmayan ben, oltayı düzgün tutmasını bile beceremedim diye bilirim.




Üsküdar sahilde çok akıntılıydı bir çok misina koptu yada yosunlara takılınca mekanı değiştirmeye karar verdik. Askeriye kulesinin oraya gitip balık tutmaya oradan devam ettik. Bir çok kişi vardı balık tutan bizse havamızı altık diye bilirim.

Bir süre balık tutma çabalarımız el vermeyince, saatte baya geçince öğlen yemeğini yemek için Çengelköy çınaraltı’na gittik. En azından bir tane tuta bilseydin havam olurdu oda olmadı. Waayy




Öğlen yemeklerimizi yedikten sonra. Yunus çok güzel fal bakıyor bunu da öğrenmiş olduk. Hani derler ya “fala inanma falsızda kalma” bizde öyle yaptık.
Falımda çok güzel şeyler çıktı. Bekir mert için söylemiş olduğu şeyler beni çok mutlu etti.

Güzel bir gün geçirdik . Arzu ve Yunus Emre’ye çok teşekkür ederim.

Geçmiş bir konu olmasına rahmen ben yazmak istedim.

2 Kasım 2008 Pazar

Affınıza sığınarak

Şu aralar biraz üzerimde ağırlık var sanki yazı yazmak istemiyorum.
Bu bunalımı üzerimden atabilirsen blogcuma geri döneceğim………

Sevgiler

28 Ekim 2008 Salı

Sonunda :)))

Herkes kavutsu sonunda blogcularına çok sevindim.
Gerçi kapatıldığı halde bir çok arkadaşımız gibi bizde giriyorduk blogcuya...


Neyse olan oldu herkes kavuştu, Bekir mert ve annesi çok mutlu oldu…..

17 Ekim 2008 Cuma

Endişe ve korku

Kaza geliyorum dedi ve geldi.
Geçen gün oğlum beşiğinde uyanmış oyun oynuyorken, dengesini kaybedip üst damağın beşiğin kenarına vurdu. Ağlama sesine odaya girdiğimde ağzı kan içindeydi. Can açsıyla, öyle ağlıyordu ki için gitti. Birde o ağzından akan kanı görünce çok kötü oldum. Üzerimdeki beyaz t-şortüm boğaz kısmı hep kan oldu. Eğer biraz daha kanasaydı Dr. götürecektim.

Bekir Mert sakinleşence baktım içerden üst dudağını kesmiş.


Dün koltuğun kenarına yara olan kısmı gene vurunca olanlar oldu. Bu seferde kanadı ama önceki kadar değil.

6 Ekim 2008 Pazartesi

Biz Geldik.. gene

Blogcuyla bu araları mesafemizi çok açmaya başladık. Bekir mert’te ki en büyük değişiklik. Üst dişlerini sorunsuzca çıkardı. Daha önce ilk 2 dişinde yaşamış olduğumuz problemlerin hiç biriyle karşılaşmadık. (Maşallah benim oğluma).

Yaramazlıklar tam gaz devam ediyor. Her şeyi şimdi daha iyi kavraya biliyor. Yere bir şey düştüğünde “getir ver anneye oğlum” diyorum biraz naz yapsa da getirip elime veriyor. Elindeki yiyecekleri yerken bizle paylaşmayı da seviyor. Televizyonun düğmesini öğrendi devamlı onu kapatıyor.

Oyuncaklarıyla oynamayı ret ediyor. Daha çok mandal, poşet, örtü, kaşık, tabak bunlarla oynuyor.

Reyhan’la buluşma ayarlayacaktık. Kısmet olmadı (Biolog77, Yusuf Emre). Ümraniye sokaklarında gezerken o da ne Reyhan çok şaşırdım ayak üstü konuşma fırsatı buldum çok mutlu oldum.

4 Ekim 2008 Cumartesi

Ben de Teyze Oldum Sonun da

Dört gözle yolunu beklediğimiz canım yeğenim daha 11 günü olmasına rağmen 30 Eylül de dünyaya gözlerini açmaya karar verdi.

Maşallah Maşallah diyelim de nazar değmesin.



Bayram Şekeri

Ablamın uzun tedavisinden sonra bu ilaç gibi geldi. Ablam (SLE) Lupus hastası. Hamile kalmasında bir sakınca yoktu ama çok uzun bir tedavi vardı önünde. Bu tedaviyi göze alarak çocuk doğurmaya karar verdi.

SLE, cilt, eklemler, böbrekler ve sinir sistemi başta olmak üzere bütün vücudu etkileyebilir. Burada, küçük deri sorunları olabilecek bir sinir sistemi, kalp ve kan damarlarının etkilendiği ya da böbrek yetersizliği oluştuğu durumlar da olabilir. SLE, genç kadınlarda ve çocuk doğurma yaşlarında görülme eğilimindedir. Üremeyi etkilememektedir. Fakat düşük yapma, erken veya ölü doğum riskini artırmaktadır. SLE, retüsün kalp hızım da düşürebilir.


Sağlıklı, sıhhatli nur topu gibi bir erkek bebeğimiz oldu.
Adını Furkan koydular.

1 Eylül 2008 Pazartesi

Bekir Mert'in Doğduğu gün

01 Eylül 2008
21:44 itibarı ile
04 Kasım 2007
Bir Pazar günü dünyaya geldin

Sen doğalı 10 ay geçti
Sen doğalı 43 hafta geçti
Sen doğalı 302 gün geçti
Sen doğalı 7.268 saat geçti
Sen doğalı 436.124 dakika geçti
Sen doğalı 26168757 saniye geçti

Şu anda 0 yaşındasın
Bir sonraki doğum gününe 63 gün var
Bir sonraki yeni yıla 121 gün var
Hicri takvime göre doğum tarihin 23 Şevval 1428
Tahmini ana rahmine düşme tarihin 28 Ocak 2007

Ortalama Türk erkeği ömrüne 66 yıl uzaktasın
Ortalama gelişmiş ülkelerdeki erkek ömrüne 72 yıl uzaktasın
Allah uzun ömürler versin

Senin yaşına eşit bir ördek 0 yaşında
Senin yaşına eşit bir keçi 0 yaşında
Senin yaşına eşit bir kedi 0 yaşında
Senin yaşına eşit bir at 0 yaşında
Senin yaşına eşit bir balina 0 yaşında
Akrep burcundansın
Burç taşın Sarı Yakut,Sitrinc

Burç Uyumları
Balık, Yengeç burçlarıyla uyumun çok iyi.
Yay, Oğlak, Başak, Terazi, Akrep burçlarıyla uyumun iyi.
Koç, İkizler burçlarıyla uyumun orta.Kova, Boğa, Aslan burçlarıyla uyumun kötü.

Burcunuza göre şarkı; Ehh canım akrepcim bu kadar niyetini belli etmeden işe koyulsan Emre Altuğ'da söndüremez senin ateşini : "Sıcak çok sıcak sıcak daha da sıcak olacak"

Burcunuza göre internet alışkanlıkların; Aman aman evlerden ırak. Bunların işi gücü site çökerteyim msn kırayım şifre çalayım. Hayırlı bişey yapıp msnden zevce bulup nikah kıyayım demezler. Hackerdırlar. Onu bunu önüne gelen ne varsa kırarlar. Sevilmezler kimliklerini gizlerler. İllet bir burçtur

Korkuların; Güçsüz kalma korkusu, gücünü kaybetme korkusu

21 Temmuz 2008 Pazartesi

Babalar ve çocuklar

Evlatlar açısından babalık üç döneme ayrılır:
İlki "Benim babam gibisi yok" dönemidir.Babamızın her şeyi bildiğini, herkesi yenebildiğini, her engeli aşabildiğini düşünür, buna yürekten inanırız.
İkinci dönem biraz daha büyüyüp, başkalarının babalarıyla tanıştığımız ve kendimizinkiyle kıyasladığımız dönemdir:"Falancanın babası oğluna şunu almış", "Filanca kızına şöyle davranmış" diye yakınır çocuklar...
Üçüncü dönem "Eksiği, fazlası vardı, ama çok iyi adamdı" dönemidir.

Bu cümleyi genellikle bir pişmanlık ifadesi izler:"Keşke hayatta olsaydı da boynuna sarılabilseydim, akıl danışabilseydim."

* * *

Babalar açısından evlatla ilişkiler de üç döneme ayrılabilir:
İlki "Yavruma canım feda" dönemidir. Her baba, bebeğini ilk kucağına aldığında avucunu dolduran sıcaklığı başka hiçbir sevginin yaratamayacağına inanır. Artık çocuğu için yaşayacaktır.
İkinci dönem "Hiç vaktim yok ki" dönemidir. Bebeklik devrinin tatlı neşesi yerini uykusuz gecelere, dur durak bilmez bir ilgi talebine bırakır ve baba yeniden işlerine gömülür. Ömrünü adamaya söz verdiği evlatla akşam sofrada ya da televizyon karşısında birlikte olabilir ancak...
Ve son dönem:Artık evladını sevmeye vakti vardır, lakin seveceği evlat çoktan yuvadan uçmuştur.

Bir zamanlar cıvıl cıvıl şakıyan çocuk odasının derli toplu sessizliğine bakıp "Keşke ona daha çok vakit ayırabilseydim" diye iç geçirir.

( CAN DÜNDAR )

19 Haziran 2008 Perşembe

Bebek Nasil Yapilir? .. diye miniklere sormuslar,

Bebek Nasil Yapilir? .. diye miniklere sormuslar,
onlar da bakin ne cevaplar vermis: (bazilari bayagi
iyi)

** "Bebek yapmak icin anne bir yumurtanin üzerine
yatar sonra baba gelip yumurtayi kirar"

(6 yasinda)
** "Ben asla bebek yapmicam.. Babam dedi ki bebek
beklerken kadinlar her gün biraz daha hasta ve manyak
oluyomus"

(9 yasinda)
** "Bir kadinla bir erkek yataga girdikleri zaman,
ikisinden birinin bebegi olacak demektir"

(6 yasinda)
** "Bebek annemizin icinden cikar, doktor da onun
poposuna vurur cünkü bebek doktoru isirmistir"

(6 yasinda)
** "Bebek yapmak icin, bunu önemsemeyen biriyle olmak
gerekir"

(7 yasinda)
** "Karsimizdaki evdeki adamin karninda bebek var ama
bi türlü disari cikamiyor"

(9 yasinda)
** "Bebek yapmak icin önce asik olursun, evlenirsin..
veya bunlara gerek de yok aslinda.."

(9 yasinda)
** "Bebek yapmak icin uygun zamani kollamak lazim,
evde misafir olmamasi lazim"

(9 yasinda)
** "Ben nasil yapildigini biliyorum ama hic yapmadim

Güle Güle Blogcu.......

Merhaba Blogspot
Blogcu arkadaşlarım gibi yaşımış olduğum bazı problemlerden dolayı blogspota geçtim. Blogcumun kontrol paneli açıyorum bir müddet sonra kendiliğinden kapanıp hata veriyor.
Yazılarımın çoğunu henüz taşıyamadım. Blogcuda ki problem düzeler düzelmez yazılarım hepsini en yakın zamanda taşıyacağım.
Tabi siz değerli arkadaşlarımın yazmış olduğu yorumlar benim için önem ifade ettiğinden onları da blogspot a taşıyacağım.

Bu arada unutmadan eski resimlerimizin üzerinde de blogcudan kalma adreslerimiz duruyor onları silemeyeceğim için idare edersiniz artık...............

Yeni blogcumu nasıl buldunuz ????