9 Eylül 2008 Salı

Kuzene Hazırlık

Annem benden vakit bulup ancak yazısını yazabildi. Geçtiğimiz Cuma dayımın ehliyetini almak için Ümraniye’ye gittik. Ehliyet bahane aslında mağazaları söyle bir dolaşalım dedik.

Doğacak olan kuzenime birkaç parça bir şey aldı anneannem.
Bu sayede biraz temiz hava alıp, insan içine karışmış oldum. Hep evde sıkıldım doğrusu, sonra annemde gelmiş buraya benim yaramazlıklarımı yazıyor. Yaramazlık yaparım tabi evde bunalıyorum arada sokaha çıkarıyor beni babaannem sağ olsun. O da olmasa ne yapardım acaba.
Kuzenimin doğmasına sayılı günler kaldı . Bir doğsa Allah’ın izni ile, ben ona yaramazlığın kurallarını öğretirim nede olsa oda erkek..

Ümraniye’yi gezerken ben çok acıktım. Bunun üzerine simit sarayına girdik malum herkes oruçlu olduğu için sadece ben karnımı doyurdum

















Annem kuzenime 2 top kendinden desenli örgü ipi aldı. Hırkamı örsem acaba, süveter mi örsem diye düşünüyor?? Annem karar verip de örene kadar kuzenimin askerlik yaşı gelir kesin.

Aşağıda gördüğünüz uzun kolu hırkayı annem tam 2 ayda, bana ördü. Kolları kısaymış yine söküp yeniden örecekmiş muuhaahahaaaa


7 Eylül 2008 Pazar

Nostalji 1

Hadi eskiye dönün bakalım nasıl bir değişim geçirmiş bebişlerimiz. Canitonun annesi Pnar ilk onlar başlattı bizlerde devamını getirelim.

4.kasım 2007 tarihinde oğlum Bekir Mert normal doğumla dünyaya gözlerini açtı. Aşağıda gördüğünüz fotoğraf hastanede çekilen ilk resmidir.

4 Eylül 2008 Perşembe

Hayırrr!.. Bekir Mert

Oğlum iyice hareketlendiği için artık hızına yetişemez oldum. Bu sabah saat 6:00 da benim nöbetim başlamış oldu. Malum gece sahura kalkıyorum birde Bekir mert’in uyanma seanslarına. Sabahları çok yorgun oluyorum.

Bekir Mert’i alıp oturma odasına geçtik. O kadar halsizdim ki koltuk da 5dk uyuya kaldım. Uyandığımda gördüğüm manzara beni şok etti. Hiç hoşuma gitmese de eşim sigara kullanıyor.
Ramazan olduğu için sigara paketini evde bırakıyor.
Oğlum sehpanın üstünde duran sigara paketini almış içini açıp, sigaraları kırıp her yere dağıtmış. Koltuğun yastıkları yerlerde, sehpanın üzerindeki örtüler yerde, kitaplıktaki kitaplar bütün eve dağıtılmış , kitapların bazılarının sayfaları koparılıp kemirilmiş.
Mutfaktaki çekmeceler açıp, içindekileri etrafa saçmış. Cd poşetini alıp, cdleri etrafa saçmış.
Evet inanmayacaksınız ama bunlar 5dk oldu.

Anne bak burda birşey buldum.

Neyse evi biraz toparladıktan sonra Bekir Mert’e sabah kahvaltısı hazırladım.
Kahvaltımız:
Suda haşlanmış yumurta ve ceviz
Bir kasede bebek ekmeyi çok az çay, peynir, tatlanması için pekmez.

Bunları yedirirken eliyle kaseyi bir vurdu, olduğu gibi bütün hepsini üzerine döktü.
Sadece bunla kalsa iyi…………
Oyuncaklarını yere döktüm, oğluşum oyuncaklarıyla oynarken bende camları siliyordum. Kaşla göz arası sen gel su dolu kovayı evin içine devir. Oooooooooooffffffffffff
O an Bekir mert’i görmeniz lazımdı. Kovayı evin içine devirince sevinç çığlıkları atıyordu.

Nasıl bir yaramazlık yapsam acaba?

Durun bitmedi dahası da var. Bilgisayarın Cd-R düğmesini öğrenmiş onu açıp kapatıyor. Bende işaret parmağımı sallayıp hayır Bekir mert, cızzz elleme demekten yoruldum. Gene kaşla göz arası bilgisayarın yanına gitmiş. Gümmmm diye içerden ses gelince bende mutfaktaydım hemen koştum, bilgisayarın kasasını çekip yere düşürmüş Allahdan üzerine düşürmemişti. O anki korku bana yetti zaten, bilgisayar kasasını kenarı az çatladı.
Böyle bir duruma ne denir?
Cana geleceğine mala gelsin..

Yaramaz oğlum sürünerek bu kadar iş beceriyor, birde yürümeye başlayınca ne olacak ?
Unutmadan bugün tam 10 aylık oldu. Eeee artık büyüyor bir yaşına fazla bir zaman kalmadı.

1 Eylül 2008 Pazartesi

Bekir Mert'in Doğduğu gün

01 Eylül 2008
21:44 itibarı ile
04 Kasım 2007
Bir Pazar günü dünyaya geldin

Sen doğalı 10 ay geçti
Sen doğalı 43 hafta geçti
Sen doğalı 302 gün geçti
Sen doğalı 7.268 saat geçti
Sen doğalı 436.124 dakika geçti
Sen doğalı 26168757 saniye geçti

Şu anda 0 yaşındasın
Bir sonraki doğum gününe 63 gün var
Bir sonraki yeni yıla 121 gün var
Hicri takvime göre doğum tarihin 23 Şevval 1428
Tahmini ana rahmine düşme tarihin 28 Ocak 2007

Ortalama Türk erkeği ömrüne 66 yıl uzaktasın
Ortalama gelişmiş ülkelerdeki erkek ömrüne 72 yıl uzaktasın
Allah uzun ömürler versin

Senin yaşına eşit bir ördek 0 yaşında
Senin yaşına eşit bir keçi 0 yaşında
Senin yaşına eşit bir kedi 0 yaşında
Senin yaşına eşit bir at 0 yaşında
Senin yaşına eşit bir balina 0 yaşında
Akrep burcundansın
Burç taşın Sarı Yakut,Sitrinc

Burç Uyumları
Balık, Yengeç burçlarıyla uyumun çok iyi.
Yay, Oğlak, Başak, Terazi, Akrep burçlarıyla uyumun iyi.
Koç, İkizler burçlarıyla uyumun orta.Kova, Boğa, Aslan burçlarıyla uyumun kötü.

Burcunuza göre şarkı; Ehh canım akrepcim bu kadar niyetini belli etmeden işe koyulsan Emre Altuğ'da söndüremez senin ateşini : "Sıcak çok sıcak sıcak daha da sıcak olacak"

Burcunuza göre internet alışkanlıkların; Aman aman evlerden ırak. Bunların işi gücü site çökerteyim msn kırayım şifre çalayım. Hayırlı bişey yapıp msnden zevce bulup nikah kıyayım demezler. Hackerdırlar. Onu bunu önüne gelen ne varsa kırarlar. Sevilmezler kimliklerini gizlerler. İllet bir burçtur

Korkuların; Güçsüz kalma korkusu, gücünü kaybetme korkusu

Yürüyorum Artık Ben :)

Oğlum iyice yürümeyi öğrendi. Babaannesinin orda 17 adım attı. MaşşAllah diyelim de nazar değmesin…

30 Ağustos 2008 Cumartesi

Bizden Haberler

Uzun bir adadan sonra biz döndük..
Bilgisayarda olan problem nedeniyle blogcumla pek ilgilenemedim. Haliyle konularımızda birikti.

Bekir mert 1 aydır emekliyor, evde toplu hiçbir şey kalmadı. Yaramazları tam gaz devam ediyor, çekmeceleri dağıtıyor, parmağını pirize sokmaya çalışıyor, Sinirlendimi bizi dişliyor daha neler-neler yapıyor. Bilgisayarın cd düğmesini öğrendi onu açıp kapatıyor. Son 2 aydır babasını yolcu ederken bay bay yapıp öpücük atıyor.



Yakında yürümeye de başlayacak gibi görünüyor, destek almadan 10 adım atabiliyor. Dışarıya çıkmayı çok seviyor, giriş kapısına gitip, eliyle kapıya vuruyor. Sokakta ki çocukların seslerini duyunca o kadar çok heyecanlanıyor ki anlatamam.

Evimizin hemen arkasında komşumuzun köpeği var. Havladı mı sesi gayet net duyuluyor . Köpek havlamaya başladı mı Bekir Mert’de hemen aaavv aaavvv diye evin içinde bağırmaya başlıyor. Artık oğlumun hızına yetişemiyorum hareketli, kıpır kıpır neşe dolu bir çocuk oldu…

Eşim Bekir mert’i severken çok hırpalar bende dayanamayıp elinden alırım. Yaramazım benim hemen ağlayım kendini yere atıyor, babasına gitmek için. Eşim ne kadar hırpalarsa hırpalasın onun kucağından hiç inmiyor.
Eşim fanatik Beşiktaşlı ben ise Fenerbahçeliyim. Bizim oğlan Beşiktaş marşında öyle heyecanlanıyor ki şaklabanlıklar yapmaya başlıyor. Fenerbahçe marşını duydu mu hiç yerinden bile kıpırdamıyor. :))))))))))))
Anlaşılan oğlumda Beşiktaşlı olacak.....!

Kusura bakmayın arkadaşlar bir konudan diğerine atladım yazarken. Bilgisayarda olan problem düzelince hiç fırsak kaybetmeden birşeyler karalamak istedim...

Not 1: Oğlumun saçları çok seyrek çıktığından gene kel adam olduuuu.. heheeehe
Bizi düşünüp soran arkadaşlarımıza çok teşekkür ederiz..
Not 2: Daha önce isim karışıklığı olduğu için kusura bakma Büşra. Önerdiğin güneş kremi çok işime yaradı teşekkürler.

21 Temmuz 2008 Pazartesi

Babalar ve çocuklar

Evlatlar açısından babalık üç döneme ayrılır:
İlki "Benim babam gibisi yok" dönemidir.Babamızın her şeyi bildiğini, herkesi yenebildiğini, her engeli aşabildiğini düşünür, buna yürekten inanırız.
İkinci dönem biraz daha büyüyüp, başkalarının babalarıyla tanıştığımız ve kendimizinkiyle kıyasladığımız dönemdir:"Falancanın babası oğluna şunu almış", "Filanca kızına şöyle davranmış" diye yakınır çocuklar...
Üçüncü dönem "Eksiği, fazlası vardı, ama çok iyi adamdı" dönemidir.

Bu cümleyi genellikle bir pişmanlık ifadesi izler:"Keşke hayatta olsaydı da boynuna sarılabilseydim, akıl danışabilseydim."

* * *

Babalar açısından evlatla ilişkiler de üç döneme ayrılabilir:
İlki "Yavruma canım feda" dönemidir. Her baba, bebeğini ilk kucağına aldığında avucunu dolduran sıcaklığı başka hiçbir sevginin yaratamayacağına inanır. Artık çocuğu için yaşayacaktır.
İkinci dönem "Hiç vaktim yok ki" dönemidir. Bebeklik devrinin tatlı neşesi yerini uykusuz gecelere, dur durak bilmez bir ilgi talebine bırakır ve baba yeniden işlerine gömülür. Ömrünü adamaya söz verdiği evlatla akşam sofrada ya da televizyon karşısında birlikte olabilir ancak...
Ve son dönem:Artık evladını sevmeye vakti vardır, lakin seveceği evlat çoktan yuvadan uçmuştur.

Bir zamanlar cıvıl cıvıl şakıyan çocuk odasının derli toplu sessizliğine bakıp "Keşke ona daha çok vakit ayırabilseydim" diye iç geçirir.

( CAN DÜNDAR )

18 Temmuz 2008 Cuma

İSİLİK

Yeni fark ettim oğlumun vücudu sıcaklardan dolayı hep isilik olmuş hemen banyo yaptırdım şimdi uyuyor.
Böyle giderse bu sıcaklar bizi perişan edecek..